Kongre Hakkında

“Savaş ve Barış”

Güncel tartışmalara şöyle baktığımızda savaş ve barışın her gün üzerine düşünülen, konuşulan ve yazılan kavramlar olduklarını görmekteyiz. Bu bağlamda televizyonlarda, gazetelerde ve ‘sosyal medya’da sürekli savaş ve barış üzerine konuşmalara ve paylaşımlara tanık oluyoruz. Kimileri savaşa meşruiyet kazandırmak için bazı gerekçeler öne sürmekte ve bu gerekçelere dayanarak öldürmeyi haklı bir eylem olarak görmektedir. Savaş için öne sürülen gerekçeler arasında ülke bütünlüğü, terörle mücadele, sömürgeciliğe karşı mücadele, özgürlük, bağımsızlık vs bulunmaktadır. Bütün bunlar önemli sorunlar ve bu bağlamda dile getirilen kavramlar insan dünyası için önemli kavramlar. Ancak özgürlük, bağımsızlık, sömürgecilik, terör gibi kavramlar çokça kullanılan -kimi zaman kendimizin de kullandığı-, fakat derin bir hesaplaşmayı gerektiren kavramlardır. Bu nedenle bu kavramlar üzerine yeniden ve farklı bakış açılarından düşünmek gerekmektedir.

Savaş, insan dünyasında çeşitli yıkımların meydana gelmesi demektir. Yarattığı buhranlar onarılmaz yaralara neden olmaktadır. Aileler, yaşamlar parçalanmakta veya yok olmaktadır. Savaşın en önemli mağdurları çocuklar ile yaşlılar ve elbette kadınlardır. Savaş durumunda insanlar birbirlerine “insani” olmayan eylemler gerçekleştirmekte veya bu eylemlerin mağduru olmaktadırlar. Belki de “insan olma”nın sınandığı durumlardan biridir savaş. Kim bilir belki de “insan olma”ya olduğundan fazla bir anlam yüklemekteyiz.

Öte yandan savaş yapmak isteyen(ler) için gerekçe bulmak çok da zor olmuyor. Ancak sorunları çözmek için savaşmak mı gerekiyor? Sorunlar başka şekilde çözülemez mi? Bu noktada savaş(lar)ın sona ermesi için kalıcı bir barış inşa edilemez mi? Barış, çoğu insanın benimseyeceği ve birlikte yaşamanın zemini için uygun görünüyor. Bu bilinmesine rağmen insanlar neden savaşma yolunu seçiyor? Barışı sağlamak için savaş gerekli mi? Dünya sorunları karşısında

savaş bir çözüm müdür? Neden devletler savaş(lar)a büyük bütçeler ayırmaktalar? Barış -bu anlamda- “daha tasarruflu” değil mi? Savaşa ayrılacak kaynaklar, barışın yaşandığı huzur ortamında insani faaliyetler için harcansa daha güzel ve yaşanabilir bir dünya olmaz mı? Ebedi bir barış mümkün olabilir mi?

Savaş ve barış iki önemli kavram ve biz bu iki kavram ile hesaplaşmak durumundayız. Ancak bu, “boş sözlerle”, bu kavramları politikanın aracı haline getirerek değil, felsefi bir bakışla gerçekleştirilecek bir hesaplaşmayla olabilir. Bu hesaplaşmayı yapabilmek için “Savaş ve Barış” temalı bu kongreyi düzenliyoruz. Kongrenin bu konuda önemli bir bakış sunacağını ve politika için geniş bir perspektif sağlayacağını düşünüyoruz.